Analiz tüm yazıları gör Arrow

Reuters Institute 2026 Raporu’nda Türkiye: Medyada yapısal daralma, dijital baskı ve güven erozyonu

Reuters Institute 2026 Dijital Haber Raporu’nun Türkiye bölümü, ülkede medya alanının siyasi baskı, yoğunlaşmış sahiplik yapısı, ekonomik kırılganlık ve dijital platform bağımlılığı nedeniyle giderek daraldığını ortaya koyuyor. Rapora göre büyük televizyon ve basılı medya kuruluşları hükümete yakın sermaye gruplarının kontrolünde yoğunlaşırken, bağımsız medya hem reklam gelirlerindeki eşitsizlik hem de algoritmik görünürlük kaybı nedeniyle sürdürülebilirlik sorunu yaşıyor. Raporda, RTÜK’ün YouTube yayıncılarına lisans zorunluluğu getirmesi, sosyal medya platformlarının hükümetin içerik kaldırma taleplerine yüksek oranda uyum sağlaması, internet yavaşlatmaları, VPN kısıtlamaları ve erişim engelleri, çevrim içi alanın da geleneksel medya gibi denetim altına alındığını gösteren başlıklar arasında yer alıyor. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından medya üzerindeki baskının daha görünür hale geldiği, muhalif gazetecilere yönelik gözaltı ve seyahat yasaklarının rutinleştiği vurgulanıyor. Türkiye’de haberlere genel güvenin yüzde 28’e gerilemesi ve ülkenin RSF Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163. sırada yer alması, medya krizinin yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını ve kamusal tartışma kapasitesini de etkilediğini gösteriyor. Rapor, bağımsız gazeteciliğin hâlâ varlığını sürdürdüğünü; ancak bunu ekonomik, hukuki ve dijital olarak giderek daha kırılgan bir zeminde yaptığını ortaya koyuyor.

devamı için Reuters Institute 2026 Raporu’nda Türkiye: Medyada yapısal daralma, dijital baskı ve güven erozyonu

“Ev Hali 2026” araştırması: Türkiye’de ev, ekonomik dayanışma ve bakım yükünün merkezi haline geliyor

Research İstanbul’un “Ev Hali 2026” araştırması, Türkiye’de hane yapısının giderek çeşitlendiğini ve evin yalnızca barınma alanı olmaktan çıkarak ekonomik dayanışma, bakım yükü ve kuşaklar arası destek merkezi haline geldiğini ortaya koyuyor. 2009 kişiyle yapılan araştırmada, haneler 11 farklı tipe ayrılarak incelendi. Araştırmaya göre yalnızca çiftlerden oluşan hanelerin yüzde 52’si çift gelirliyken, yüzde 48’i tek gelirli ya da emekli çiftlerden oluşuyor. Çocuklu çekirdek ailelerde ise 23 yaş ve üzeri çocukların önemli bir kısmı çalışmasına rağmen aile hanesinde yaşamayı sürdürüyor; bu tablo, genç yetişkinlerin evden ayrılma sürecinde ekonomik koşulların belirleyici olduğunu gösteriyor. Raporda, son beş yılda evden ayrılıp geri dönen kişi bulunan hanelerin oranı yüzde 4 olarak ölçülürken, bakım ihtiyacı geniş ailelerde belirgin biçimde öne çıkıyor. Tüm örneklemde hanede yardıma veya bakıma ihtiyaç duyan kişi oranı yüzde 7 iken, geniş ailelerde bu oran yüzde 41’e yükseliyor; bu da evin kriz dönemlerinde sosyal güvenlik tamponu işlevi gördüğüne işaret ediyor.

devamı için “Ev Hali 2026” araştırması: Türkiye’de ev, ekonomik dayanışma ve bakım yükünün merkezi haline geliyor

Uluslararası Gazetecilik Festivali 2026: Perugia’da haberin geleceğine dair ne öğrendik

Perugia’da düzenlenen Uluslararası Gazetecilik Festivali 2026, gazeteciliğin yapay zekâ, platform baskısı, güven krizi ve değişen izleyici alışkanlıklarıyla birlikte köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor. Festivalde; haber üreticileri ile geleneksel medya arasındaki yeni ilişki, marjinal kitlelerle bağ kurma ihtiyacı, doğrulama ağlarının önemi ve çatışma haberciliğinde değişen etik yaklaşımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

devamı için Uluslararası Gazetecilik Festivali 2026: Perugia’da haberin geleceğine dair ne öğrendik

Türkiye Sosyal Medyada Çocukları Korumak mı İstiyor, Yoksa Gözetimi mi Artırıyor?

Çocukları koruma iddiasıyla gündeme gelen kimlik doğrulama düzenlemeleri, Türkiye’de dijital alanın geleceğine dair tartışmaları yeniden alevlendiriyor. Gürkan Özturan’a göre bu adımlar, anonimliği zayıflatarak ifade özgürlüğünü daraltma riski taşıyor. Düzenlemelerin, yalnızca içerik üreticilerini değil, kullanıcıları da kapsayan geniş bir gözetim altyapısına dönüşebileceği belirtiliyor. Özturan, çözümün yasak ve kontrol değil, hak temelli ve şeffaf dijital politikalar olduğunu vurguluyor.

devamı için Türkiye Sosyal Medyada Çocukları Korumak mı İstiyor, Yoksa Gözetimi mi Artırıyor?